Anasayfa » Aksesuar

Beykoz camları

2 Ekim 2012 3.238 kez okundu Yorum yapılmamış

İçki içmenin insan yaşamında özel bir yeri vardır. İçkiye ve ülkesine göre değişen kullanım biçimi ne olursa olsun, en güzel şekilde sunumunun yapılmasına daima özen gösterilmiş. Bunlar için özel şişeler yapılmış. Şaraplıklar, likörlükler, viskilikler ve rakılıklar bunlardan sadece bazılarıdır.

Şarap ve rakı Osmanlı’nın günlük yaşamı içinde çok önemli bir yere sahipti. Dinsel açıdan yeri olmasa da, halk tarafından çokça tercih edilirdi. Rakı, karaf ve karafaki  adı verilen küçük cam sürahilerde servis yapılıyordu. Bu alışkanlık Cumhuriyet döneminde de devam ettiyse de günümüze kadar gelemedi. İçkinin cinsine göre şişeler de çeşitlilik gösteriyor. Örn. Gemi karafı denilen model, altı geniş ve yassı bir forma sahip. Bu biçimin özelliği, içine konulan konyağın iyi dinlenmesini sağlıyor olmasıdır. Şişe yapımında cam, kristal veya opalin kullanılıyordu. Akıtma ismi verilen teknikle süsler yapılıyor, altın veya gümüş figürler şişeleri süslüyordu. Karafların kapaklarını ya da kulplarını tutya denilen, bakır ve kalay karışımından oluşan bir metal süslemekteydi. Özellikle karafların yapımında Beykoz camlarının kalitesi kaçınılmazdı. 19. Yüzyılda, 3. Selim döneminde bir Mevlevi dervişi olan Mehmet Dede tarafından İstanbul’un Beykoz semtinde kurulan atölyede üretilmeye başlanan Beykoz camları, zamanla bir çok atölyeye dönüştü. Tümü el yapımı olan cam eşyalar arasında tuzluktan, şamdana, gülsuyu şişesinden kadehe değişik çeşitler bulunuyordu. O dönemde cam ürünlerin dış ülkelerden getirilmesine karşın, Yunanistan, İran, Irak, Suriye ve Kıbrıs’ta bu gün bile Beykoz camlarına rastlanması, bu camların başka ülkeler tarafından ne kadar çok beğenildiğini göstermektedir. Beykoz camlarının en büyük özelliği, bu gün bile ne olduğu bilinemeyen, kırmızı renkli bir toprağın, camın yapım aşamasında kullanılmasıdır. Bu toprakla yapılan opalin türü ürünler, ışığa tutulduğunda kırmızı renk vermektedir. Üzerinde bir damga olmayan bu camlar, ancak uzmanları tarafından anlaşılmaktadır.

Zaman hızla akıp geçmektedir. Dün kendine başköşelerde yer bulan, içindeki içkiler ile birilerinin ağzını tatlandıran şişeler bu gün boş. Alıcıları ile buluşmak için vitrinlere yerleştirilmiş. Çukurcuma ve etrafında bulabileceğiniz bu cam ürünler, biraz geçmiş hayatları yaşattığından ve antika değerleri olduğundan mutlaka dekorasyonda kullanılmalıdır.

Nilgün

Konu ile ilgili yorum yaz!

Lütfen aşağıya konuyla ilgili bir yorum yazınız. Yorumlarınızın gösterilmesi için imla kurallarına dikkat etmeli ve gereksiz büyük harf kullanımından kaçınmalısınız.
Ayrıca RSS ile bu konudaki yorumlara abone olabilirsiniz

Yorumlarınızda bu tagları kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede gravatar kullanabilirsiniz. Gravatar ile bir çok sitede algılanabilen genel avatarlar oluşturulabiliyor. Gravatara buradan üye olabilirsiniz.